1 Ocak 2012 Pazar

YILBAŞI GECESİ

YILBAŞI GECESİ_Garry Marshall


http://www.sabah.com.tr/kultur_sanat/sinema/2012/01/01/yilbasi-gecesi



Yılbaşı Gecesi, New York'ta yaşayan insanlarınhayatları üzerinden yeni yıl heyecanını izleyiciye yaşatıyor. Filmin yönetmeni Garry Marshall ve yazarı Katherine Fugate'in Sevgililer Günü filminden sonra karşımıza çıkan ikinci ortak çalışması Yılbaşı Gecesi, farklı insanların kesişen hayatları ve ortak umutlarını saymakla bitmez bir oyuncu kadrosuyla anlatıyor. 

Kadroda kimler yok ki; öncelikle hikayenin New York'taki Yılbaşı Gecesi olduğunu da düşünerek, the City deyince akla ilk gelen isim, Sarah Jessica Parker'ı saymakla başlamalı, Parker bu kez ergenlik dönemindeki kızını ve isteklerini çözmeye çalışan bir anne rolünde karşımızda ancak Sex and the City hayranları için filmin sürprizi yine dizi tadında bir sahneyle, bu kez "ayaktan başa" Parker'dan geliyor. Jon Bon Jovi ve Katherine Heigl kalbi kırık aşıklar. Robert De Niro, filmin bir başka sürprizi, yattığı yerden bile varlığını ortaya koyuyor. Michelle Pfeifer, ıskaladıklarının peşinden koşan biraz tutuk bir karekteri canlandırıyor. Ashton Kutcher'ın oynadığı Randy ise yılbaşı gecesini diğer gecelerden ayırmak istemezken, gece sürpriziyle ona geliyor. Hector Elizondo ise Kominsky rolüyle adeta bir milli kahraman rolüne bürünüyor, Hilary Swank'in oynadığı Claire Morgan'ın ve hatta tüm New York'un hayatını "aydınlatıyor". Jessica Biel, Halle Berry ve daha birçok ünlü karşımıza aramızdan birer karakter olarak çıkıyor. 

Film, yılbaşı ruhunu, heyecanını bir çok farklı gözden anlatırken, bu kadar ünlüyle süslenmiş olması da ayrı bir samimiyet katıyor. Malum herkes yeni yıl telaşında, bir dakikadan ötekine geçiş, takvimlerin artık 2011'i değil de 2012'yi gösterecek olmasına oldukça fazla anlam yüklüyoruz, çünkü tüm koşuşturmaca arasında, ister evde ister asansörde, ister hastanede, ister sokakta, ister arkadaşlarımızla, ister kamera karşısında, ya da tek başımıza, nerede ve kiminle olursa olsun, yenilenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Takvimler değişirken, topluca adeta " dua" ediyoruz. Dilekler yağdırıyoruz ve yeni yılda yapılacakları listeliyoruz zihnimizde. Biraz silkinmeye ihtiyaç duyuyoruz ve bunu Yılbaşı Gecesi yapmak daha cazip geliyor, kitleler halinde yapıyoruz, bir nevi olumlu "toplum baskısıyla" illa ki biz de beklentilerimizi güncelliyoruz. Yılbaşı Gecesi, keyifli bir film, klişe denebilecek ama esasında "işin özü" sayılabilecek "demeçler"le dolu da bir film. Sihirli gecede, geçtiğimiz sene yapamadığımız ya da yaptıklarımızın "daha fazlasını" yapmak için kendimize söz vermek, ve "ya öyle olsaydı"lar yerine, "neden böyle olmasın"larla dolu dileklere yer vermek değil midir ki kutlanacak olan ? 

Filmden sonra, sinema salonunda dans etmelerine şahit olduğum çift, filmin ulaştırmak istediği mesajı ve tebessümü oldukça içselleştirmiş görünüyorlardı. Siz de her şeyin başının "kime ve nasıl " olursa olsun sevgi olduğunu tekrar hatırlamak istiyor ve yeniyılı bir de New York'luların gözünden göreceğiniz keyifli bir iki saat geçirmek istiyorsanız durmayın. Fragmanı izlemeyin, süprizleri filme saklayın derim ! 
İyi seyirler ! 

Ve bu vesileyle; sağlıklı ve "iyi ki"lerle dolu; sevgi dolu bir 2012 dileğiyle..! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder